Türk futbolunda son yıllarda yaşanan hakem krizleri, sadece yanlış kararlarla açıklanamaz; bunun temelinde birkaç neden var.
Birincisi, hakemlerin kararlarını destekleyen sistem hala tutarsız. VAR var ama her pozisyon farklı şekilde yorumlanıyor. Bir hafta penaltı veriliyor, aynı pozisyon diğer haftalarda verilmezse güven tamamen sarsılıyor. İnsanlar artık “hakem ne yapacak?” kaygısıyla maç izliyor, futbolun doğal heyecanı kayboluyor.
İkincisi, hakem eğitim ve standardizasyon eksikliği. Dünyada top düz çizgide mi geçiyor, temas var mı yok mu gibi ölçütler net ve evrensel; bizde her hakem kendi yorumunu uyguluyor. Bu da sonuçların öngörülemez olmasına yol açıyor.
Üçüncüsü, psikolojik baskı. Taraftar ve medya baskısı hakem kararlarını etkiliyor; hata yapma korkusu, yanlış yorumlara yol açabiliyor. Eskiden hatalar olurdu ama güven tamdı; şimdi neredeyse her hafta şüphe var.
Özetle, sorun sadece bireysel hakemlerde değil; sistem, eğitim ve baskı üçgeni birleşince Türk futbolunda güven tamamen eriyor. Bu yüzden sahada futbolu değil, hakem kararlarını konuşur hale geldik.
Not: Bir Fenerbahçeli olarak söylüyorum, yapı, kapı, sap gibi muhabbetlere pek aldırış etmiyorum; bunlar 90’lı ve 2000’li yıllarda da vardı, sanki yeni peydah olmuş gibi davranılıyor. Ayrıca sosyal medyadan küfür ve hakaret alıp, dava açarak para kazanmayı hedefleyen hakemlerimiz de mevcut.